ibraname etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ibraname etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2012 Cumartesi

İbranamenin şekil şartı var mıdır?

İbranamenin yazılı olarak düzenlenmesi şarttır. İbranamenin bilgisayar ortamında, daktiloyla ya da elle yazılması veya noter huzurunda düzenlenmesine ilişkin hiçbir sınırlama yoktur. Üstüne üstelik ibranamenin işçinin el yazısı ile düzenlenmiş olması işvereni korur. İşçinin el yazısı ile düzenlenmiş olmasının diğer bir faydası da ibranamenin düzenlenme anına ilişkin taraflar arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda işveren lehine delil teşkil edebilecek olmasıdır. Diğer taraftan ibraname belgesindeki metin ile imzalar arasında fazla boşluk bırakılmamasına özen gösterilmeli. Aynı belge içinde farklı renkte kalemlerle yazılmış bilgilere yer verilmemeli. İbranamede işverenin adı soyadı, adresi bulunmalı. İşçinin adı soyadı, ücret miktarı, ibraname tarihi gibi kısımların sonradan el yazısı ile doldurulmak üzere boş bırakıldığı matbu ibraname örnekleri işverenlerce kesinlikle kullanılmamalı. Matbu ibranameler Yargıtay’ca geçersiz kabul edilmektedir. “Hiçbir alacağım kalmamıştır” veya “Herhangi bir alacağım kalmamıştır” gibi genel ifade içeren ibranameler geçersizdir.

23 Aralık 2011 Cuma

İbranamenin geçerli olabileceği haller

Bu çalışmamızın konusunu Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2010 tarih 2010/17121 E. ve 2010/39658 K. sayılı kararıdır. Kararın özeti ibra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi diğer tarafın ya da üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde ibra iradesine değer verilemeyeceğidir.

Karara konu somut olayda davacı, davalı şirkete ait işyerinde çalışmakta iken, iş yerinin diğer davalı şirkete devredildiğini, devir tarihinde davalıların kendisine iş garantisi vermeleri nedeniyle ibraname imzaladığını ancak işveren tarafından işe alınmayarak iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili ise davacının 25.05.2000 - 31.12.2004 tarihleri arasında çalıştığını,iş yerini devralan şirkette çalışmayı kabul etmeyerek iş akdini kendi isteği ile sonlandıran davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı,tazminat ve işçilik alacaklarının ödendiğinin ibraname ile sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.