I-GİRİŞ
Asıl olan amme alacağının vadesinde ödenmesi olmakla birlikte vadesinde ödenmeyen alacağın cebren tahsil ve takip edilmesi 6183 sayılı Amme Alacaklar Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ödeme emrinin tebliği ile başlamaktadır.
II-ÖDEME EMRİNİN İÇERİĞİ
6183 sayılı Kanunun 55. maddesine göre;
Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur.
Ayrıca malı olmadığı yönünde bildirimde bulunan borçlunun bu bildirim ile birlikte veya bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde;
• En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini,
• Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer tahsil dairelerini ve amme idarelerini ve bunlardaki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek ve nüfus kayıt suretini vermek mecburiyetinde oldukları aksi halde bu vazifeleri makul bir özre dayanmadan yerine getirmeyenlerin elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı bildirilir.
Madde metninde yer almamakla birlikte, borçlunun hukukunu koruma açısından ödeme emrinde, ödeme emrine karşı hangi sürede hangi yargı merciine başvurulabileceğine de yer verilmiştir.
Gecikme zammı, asıl alacağın ödeme gününe kadar işleyeceğinden asıl alacak için düzenlenen ödeme emrinde gecikme zammının gösterilmesi mümkün değildir. Ancak ödeme emrinde “Ayrıca Gecikme Zammı da Alınacaktır” ibaresine yer verilerek mükellef bu konuda bilgilendirilir.
1 Ocak 2012 Pazar
Okul aile birliğinin kurumlar vergisine tabi olup olmadığı
Okul aile birliğinin kendileri kurumlar vergisinden muaftırlar. Ancak bu birliklerin işlettikleri ticari işletmeler bu muafiyetten yararlanamaz.
Konuya ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 14.08.2008 Tarihli özelgesi aşağıdaki gibidir.
Konuya ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 14.08.2008 Tarihli özelgesi aşağıdaki gibidir.
Kullanılmayan Yıllık İzin Ücretine İlişkin Önemli Noktalar
4857 sayılı İş Yasasının 53 üncü maddesinde:
İşçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin süresi için ücretinin, hizmet akdinin işveren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde akdin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödeneceği,
İşveren tarafından hizmet akdinin feshedilmesi halinde, 17 nci maddede belirtilen bildirim
süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi mecburi yeni iş arama izinlerinin yıllık
ücretli izin süreleri ile iç içe giremeyeceği” öngörülmüştür.
İşçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin süresi için ücretinin, hizmet akdinin işveren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde akdin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödeneceği,
İşveren tarafından hizmet akdinin feshedilmesi halinde, 17 nci maddede belirtilen bildirim
süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi mecburi yeni iş arama izinlerinin yıllık
ücretli izin süreleri ile iç içe giremeyeceği” öngörülmüştür.
Amortismanlar
Maliye Bakanlığı tarafından farklı nispetlerde amortisman oranlarının uygulamaya konması ile duran varlıklarda amortisman uygulaması oldukça zorlasmış ve karmasık hale gelmistir.
28.04.2004 tarihinde yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 333) ile ilk kapsamlı tebliğ yayınlanmıs, arkasından çesitli tarihlerde yayınlanan 339, 365, 389, 399 ve 406 Sıra Nolu Genel Tebliğlerle yapılan değisiklikler ile amortisman nispetleri listesi son seklini almıstır.
Odamız tarafından daha önce Mayıs 2004 tarihinde yayınlanmış bulunan “Amortisman Oranları” kitapçığı yapılan değisiklikler nedeniyle tüm güncelliğini itirmistir. Meslek mensuplarından gelen yoğun talep üzerine tüm değisiklikleri içeren bu çalısmanın yapılmasına karar verilmistir.
Meslek mensuplarına yardımcı olacağına inandığım ‘Amortismanlar’ kitapçığını hazırlayarak bizlere kazandıran Doç. Dr. Adnan GERÇEK’e tesekkürlerimi sunuyor, kitapçığın tüm okuyuculara faydalı olmasını temenni ediyorum.
Smmm. Mesut TOPCU
Bursa SMMMO Baskanı
28.04.2004 tarihinde yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 333) ile ilk kapsamlı tebliğ yayınlanmıs, arkasından çesitli tarihlerde yayınlanan 339, 365, 389, 399 ve 406 Sıra Nolu Genel Tebliğlerle yapılan değisiklikler ile amortisman nispetleri listesi son seklini almıstır.
Odamız tarafından daha önce Mayıs 2004 tarihinde yayınlanmış bulunan “Amortisman Oranları” kitapçığı yapılan değisiklikler nedeniyle tüm güncelliğini itirmistir. Meslek mensuplarından gelen yoğun talep üzerine tüm değisiklikleri içeren bu çalısmanın yapılmasına karar verilmistir.
Meslek mensuplarına yardımcı olacağına inandığım ‘Amortismanlar’ kitapçığını hazırlayarak bizlere kazandıran Doç. Dr. Adnan GERÇEK’e tesekkürlerimi sunuyor, kitapçığın tüm okuyuculara faydalı olmasını temenni ediyorum.
Smmm. Mesut TOPCU
Bursa SMMMO Baskanı
Çalınan faturalar için zayi belgesi almayı ihmal etmeyin.
Bir okurum daha önce kullandığı belgelerle birlikte kullanmadığı (boş) faturaları da kaybettiğini, bu durumda ne gibi tedbirler alması gerektiğini soruyor.
Gerçekten bazı mükellefler farklı sebeplerle ellerindeki belgeleri kaybedebiliyor. Böyle durumlarda zamanında alınacak bazı tedbirler, mükellefleri daha sonra büyük problem yaşamaktan kurtarır.
Gerçekten bazı mükellefler farklı sebeplerle ellerindeki belgeleri kaybedebiliyor. Böyle durumlarda zamanında alınacak bazı tedbirler, mükellefleri daha sonra büyük problem yaşamaktan kurtarır.
Toplu işten çıkarma nasıl yapılmalı?
Dünyanın en zor işidir işsizlik. Çevremizde de bazen gördüğümüz işsizlerin durumu hepimizi üzer. Kendimi onların da yerine koyuyorum; muhtemelen genel anlamda işverenler de çalışanlarını normal koşullarda işten çıkarmak istemezler. Ancak işletmelerin ekonomik sorunlarının olduğu dönemlerde, bu sıkıntının aşılması için nedense çoğunlukla ilk başvurulan yollardan biri işçi çıkarılması olmaktadır.
Ekonomik nedenlerle aynı dönemde çok sayıda işçinin çıkarılması İş Kanunu bakımından belirli bir prosedüre bağlanmıştır. İşletmeler öyle her istedikleri anda işçilerini topluca işten çıkaramazlar.
İşverenin herhangi bir işyeri gereğinden dolayı çalışan işçilerinden belirli bir süre içinde belirli bir kısmını topluca işten çıkarması prosedür kapsamındadır.
Bireysel emeklilikte şikâyet et, vergini al
Yüzbinlerce vatandaşa bir umut daha. Dava açma süresini kaçıranlardan, daha önce Hürriyet’te önerdiğimiz “Şikayet yolu ile düzeltme” yolunu izleyenlere, ana paradan kesilen yüzde 15 vergiler iade edilmeye başladı...
OLAY NEYDİ?
Bireysel emeklilik sistemi, katılımcı sayısı 2,5 milyon civarında, fon büyüklüğü de 13 milyar lira civarında olan bir sistem. Üyelerin yüzde 38’i 25-34 yaş, yüzde 33’ü 35-44 yaş, yüzde 19’u 45-55 yaş arası kişilerden oluşuyor. 56 yaş üzerinde bu oran yüzde 4.
İleri yaşlarda, “ikinci bir emekli aylığı” umuduyla sisteme girilip prim ödeniyor.
Bu arada, genellikle paraya ihtiyaç nedeniyle sistemden ayrılmalar da oluyor. Ayrılanlara; anaparaları ve getirisi ödeniyor. 10 yılı doldurmayanlara yapılan ödemelerde; hem anaparadan hem de getirisinden yüzde 15 vergi kesiliyor.
Anaparadan vergi kesilmesi, vergi sisteminin özüne ve yasalara aykırı. Nitekim Gelir Vergisi Kanunu’nda da anaparadan vergi kesileceği, yazılı değil.
Haksız kesilen vergiyi geri almak isteyenlerin; 30 gün içinde, İstanbul Vergi Mahkemesi Başkanlığı’na dava açmaları gerekiyor. Açılan davaların tamamı, “vatandaş lehine” sonuçlandı. Danıştay’da “anaparadan vergi kesilemez” diye karar verdi (Dn. Dördüncü Dairesi, 24 Ocak 2011 Tarih ve E.2009/8882, K.2011/269). Bunların tamamını Hürriyet okurlarına “canlı yayın” yapar gibi anında duyurduk.
Onları yönlendirip, dilekçe örneğini de verdik. Gidip dava açtılar ve paralarını “tıkır tıkır” geri aldılar.
OLAY NEYDİ?
Bireysel emeklilik sistemi, katılımcı sayısı 2,5 milyon civarında, fon büyüklüğü de 13 milyar lira civarında olan bir sistem. Üyelerin yüzde 38’i 25-34 yaş, yüzde 33’ü 35-44 yaş, yüzde 19’u 45-55 yaş arası kişilerden oluşuyor. 56 yaş üzerinde bu oran yüzde 4.
İleri yaşlarda, “ikinci bir emekli aylığı” umuduyla sisteme girilip prim ödeniyor.
Bu arada, genellikle paraya ihtiyaç nedeniyle sistemden ayrılmalar da oluyor. Ayrılanlara; anaparaları ve getirisi ödeniyor. 10 yılı doldurmayanlara yapılan ödemelerde; hem anaparadan hem de getirisinden yüzde 15 vergi kesiliyor.
Anaparadan vergi kesilmesi, vergi sisteminin özüne ve yasalara aykırı. Nitekim Gelir Vergisi Kanunu’nda da anaparadan vergi kesileceği, yazılı değil.
Haksız kesilen vergiyi geri almak isteyenlerin; 30 gün içinde, İstanbul Vergi Mahkemesi Başkanlığı’na dava açmaları gerekiyor. Açılan davaların tamamı, “vatandaş lehine” sonuçlandı. Danıştay’da “anaparadan vergi kesilemez” diye karar verdi (Dn. Dördüncü Dairesi, 24 Ocak 2011 Tarih ve E.2009/8882, K.2011/269). Bunların tamamını Hürriyet okurlarına “canlı yayın” yapar gibi anında duyurduk.
Onları yönlendirip, dilekçe örneğini de verdik. Gidip dava açtılar ve paralarını “tıkır tıkır” geri aldılar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)