Kullanılmış binek otomobillerinin satmak üzere satın alınması halinde, alış sırasında satıcının durumuna bağlı olarak % 1 veya % 18 katma değer vergisi hesaplanacak, satıcı mükellef değilse alış katma değer vergisine tabi olmayacaktır. Konuya ilişkin Maliye Bakanlığı tarafından verilen 10.01.2008 tarihli özelgenin özeti aşağıdaki gibidir.
Dilekçenizde; ikinci el binek oto satımında uygulanacak katma değer vergisi oranı konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28. maddesinin Bakanlar Kurulu’na verdiği yetkiye dayanılarak 30.12.2007 tarih ve 26472 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2007/13033 sayılı Kararname ile mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanacak katma değer vergisi oranları belirlenmiş, Kararname eki (I) sayılı Listenin 9. sırasında TGTC 87.03 pozisyonundaki kullanılmış binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıt teslimlerinde % 1, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30/b maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan mükelleflerin tesliminde ise % 18 vergi oranı uygulanacağı açıklanmıştır.
KDV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KDV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ocak 2014 Çarşamba
5 Nisan 2013 Cuma
Ramazan paketi ve çeki
Ramazan ayı içinde bulunmamız, güncel ve hassas bir konu olması nedeniyle, bugün Ramazan paketi ve Ramazan çekinin vergisel boyutunu ele alacağız.
Bu onbir ayın sultanı olarak adlandırılan Ramazan ayında, bazı kurum, kuruluşlar ve vatandaşlar; fakir ve dar gelirli ailelere yönelik yardımlar yapmaktadır. Bu bağlamda bazı işverenler de yanında çalıştırdıkları personele Ramazan paketi adı altında ayni yardımlar ya da Ramazan çeki adı altında para yerine geçen yardımlar yapmaktadırlar.
Çalışanların da beklentileri arasında yer alan bu yardımların, işverenler açısından vergi avantajı sağlamasının yanında bir de vergisel boyutu bulunmaktadır.
Bu onbir ayın sultanı olarak adlandırılan Ramazan ayında, bazı kurum, kuruluşlar ve vatandaşlar; fakir ve dar gelirli ailelere yönelik yardımlar yapmaktadır. Bu bağlamda bazı işverenler de yanında çalıştırdıkları personele Ramazan paketi adı altında ayni yardımlar ya da Ramazan çeki adı altında para yerine geçen yardımlar yapmaktadırlar.
Çalışanların da beklentileri arasında yer alan bu yardımların, işverenler açısından vergi avantajı sağlamasının yanında bir de vergisel boyutu bulunmaktadır.
3 Ocak 2013 Perşembe
Net alanı 150 metrekareden küçük konut teslimlerinde uygulanan KDV oranı değiştirildi.
I. Yasal düzenleme
Katma Değer Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler % 1 oranında KDV'ye tabidir. Bu listenin 11. sırasında net alanı 150 m2'ye kadar konut teslimleri yer almaktadır. Ayrıca belediyeler, il özel idareleri, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve bunların % 51 veya daha fazla hissesine ya da yönetiminde oy hakkına sahip oldukları işletmeler tarafından konut yapılmak üzere projelendirilmiş arsaların (sosyal tesisler için ayrılan bölümler dahil) net alanı 150 m2'nin altındaki konutlara isabet eden kısmı da % 1 oranında KDV'ye tabidir.
15 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6322 Sayılı Kanun'un 22. maddesi ile KDV Kanunu'nun, Bakanlar Kuruluna KDV oranlarını belirleme konusunda yetki veren 28. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Buna göre Bakanlar Kuruluna, inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için 28. maddedeki sınırlar içerisinde yeni oran belirleme yetkisi verilmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler % 1 oranında KDV'ye tabidir. Bu listenin 11. sırasında net alanı 150 m2'ye kadar konut teslimleri yer almaktadır. Ayrıca belediyeler, il özel idareleri, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve bunların % 51 veya daha fazla hissesine ya da yönetiminde oy hakkına sahip oldukları işletmeler tarafından konut yapılmak üzere projelendirilmiş arsaların (sosyal tesisler için ayrılan bölümler dahil) net alanı 150 m2'nin altındaki konutlara isabet eden kısmı da % 1 oranında KDV'ye tabidir.
15 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6322 Sayılı Kanun'un 22. maddesi ile KDV Kanunu'nun, Bakanlar Kuruluna KDV oranlarını belirleme konusunda yetki veren 28. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Buna göre Bakanlar Kuruluna, inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için 28. maddedeki sınırlar içerisinde yeni oran belirleme yetkisi verilmiştir.
12 Mayıs 2012 Cumartesi
KDV’de Kısmi Tevkifat
KDV’de kısmi tevkifat kapsamına alınan yeni işlemler
Katma Değer Vergisi uygulamasında “kısmi tevkifat” işlem bedeli üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi’nin tamamı değil, bu işlemler için Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen orandaki kısmı alıcılar tarafından alıkonarak verginin sorumlusu sıfatıyla beyan edilecek, tevkifata tabi olmayan kısmı ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip, beyanname üzerinde ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi çıkması halinde ödenecek. Kısmi tevkifat uygulamasında tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar aşağıda belirtilmiş bulunmaktadır. Buna göre;
Katma Değer Vergisi uygulamasında “kısmi tevkifat” işlem bedeli üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi’nin tamamı değil, bu işlemler için Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen orandaki kısmı alıcılar tarafından alıkonarak verginin sorumlusu sıfatıyla beyan edilecek, tevkifata tabi olmayan kısmı ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip, beyanname üzerinde ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi çıkması halinde ödenecek. Kısmi tevkifat uygulamasında tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar aşağıda belirtilmiş bulunmaktadır. Buna göre;
1 Mayıs 2012 Salı
Perakende satış vesikalarının gider kaydı ve KDV indirimi
Belgelendirme zorunluluğu ve fatura verme-alma mecburiyeti
Vergi Usul Kanunu'nun 227'nci maddesi hükmü uyarınca, anılan kanunda aksine hüküm olmadıkça, anılan kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.
Ancak, anılan kanunun 228'inci maddesinde hüküm altına alındığı üzere, aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz:
1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmayan müteferrik giderler;
2. Vesikanın teminine imkan olmayan giderler;
3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderler.
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.
Öte yandan; anılan kanununun 232'inci maddesi hükmü uyarınca, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 1.1.2011'den itibaren 700 TL'yi geçmesi veya bedeli 1.1.2011'den itibaren 700 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 227'nci maddesi hükmü uyarınca, anılan kanunda aksine hüküm olmadıkça, anılan kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.
Ancak, anılan kanunun 228'inci maddesinde hüküm altına alındığı üzere, aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz:
1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmayan müteferrik giderler;
2. Vesikanın teminine imkan olmayan giderler;
3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderler.
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.
Öte yandan; anılan kanununun 232'inci maddesi hükmü uyarınca, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 1.1.2011'den itibaren 700 TL'yi geçmesi veya bedeli 1.1.2011'den itibaren 700 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.
1 Nisan 2012 Pazar
Çalışanların naklindeki KDV konusu çözülüyor
Bu güne kadar süregelen ama bize göre yasal alt yapısı olmayan bir uygulama var: çalışanların birikmiş sosyal haklarıyla devri.
Özellikle grup şirketleri arasında çeşitli nedenlerle çalışanlar zaman zaman nakledilebiliyor.
İş hukuku açısından, bu nakil işlemi aslında eski şirkette işten çıkarma, yeni şirkette işe alma hükmünde.
Ancak bazen çalışanların haklarının korunması, bazen de ihbar tazminatından kurtulmak ve kıdem tazminatlarının ötelemek amacıyla bu giriş çıkış prosedürü işletilmiyor ve çalışanın da mutabakatının alındığı üçlü bir sözleşme ile devir yapılıyor.
Özellikle grup şirketleri arasında çeşitli nedenlerle çalışanlar zaman zaman nakledilebiliyor.
İş hukuku açısından, bu nakil işlemi aslında eski şirkette işten çıkarma, yeni şirkette işe alma hükmünde.
Ancak bazen çalışanların haklarının korunması, bazen de ihbar tazminatından kurtulmak ve kıdem tazminatlarının ötelemek amacıyla bu giriş çıkış prosedürü işletilmiyor ve çalışanın da mutabakatının alındığı üçlü bir sözleşme ile devir yapılıyor.
26 Mart 2012 Pazartesi
Fireler zayi olan mal sayılır mı?
Bir malın, fiziksel veya kimyasal özellikleri gereği buharlaşma, kuruma, çekme, sızma ya da dökülme gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkan miktar azalmasına normal fire adı verilir. Ayrıca üretim işletmelerinde normal fire, bir mamulün içerdiği net hammadde miktarı ile üretim safhasında harcanan brüt hammadde miktarı arasındaki fark olarak da tanımlanabilir.
Sabunun kuruması sonucu ağırlığını kaybetmesi, cam eşyanın alınması veya taşınması esnasında kırılması, sıvı nitelikteki malların taşınması esnasında dökülmesi veya buharlaşarak uçması ticari fireye örnek olarak gösterilebilir. Bu nitelikteki fireler genellikle belli oranlar dahilinde kalır.
Sabunun kuruması sonucu ağırlığını kaybetmesi, cam eşyanın alınması veya taşınması esnasında kırılması, sıvı nitelikteki malların taşınması esnasında dökülmesi veya buharlaşarak uçması ticari fireye örnek olarak gösterilebilir. Bu nitelikteki fireler genellikle belli oranlar dahilinde kalır.
8 Mart 2012 Perşembe
Lojistikçilerin KDV Kabusu Sona Erdi.
Taşıma işleri organizatörlerinin kabusu haline gelen ve şirketleri ağır para cezaları ile karşı karşıya bırakan KDV istisnası sorununa köklü çözüm GİB’den geldi. Lojistik sektörünün çatı örgütü UTİKAD’ın uzun zamandır gündeminde yer alan ve derneğin Gelir İdaresi Başkanlığı ile yürüttüğü işbirliği çabaları sonuç verdi.
2010 yılında İzmir’de uluslararası karayolu ve denizyolu taşımacılığın yapan 142 şirkete eksik evrak nedeniyle kesilen ağır para cezalarının ardından sektörün en sancılı sorunu haline gelen KDV istisnasına Gelir İdaresi Başkanlığı son noktayı koydu.
2010 yılında İzmir’de uluslararası karayolu ve denizyolu taşımacılığın yapan 142 şirkete eksik evrak nedeniyle kesilen ağır para cezalarının ardından sektörün en sancılı sorunu haline gelen KDV istisnasına Gelir İdaresi Başkanlığı son noktayı koydu.
1 Mart 2012 Perşembe
Binek oto alımında ödenen KDV
KDV Kanunu'na göre binek otomobili alımında yüklenilen verginin indirimi mümkün değildir. Araç kiralama ve araçların işletilmesi işini yapan mükellefler ise bu amaçla aldıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde yer alan KDV'yi indirim konusu yapabilir. Bu çerçevede, gerçek usulde vergilendirilen taksi işletmecisi, sürücü kursu ve otomobil kiralama şirketi gibi işletmeler, faaliyetleriyle ilgili satın aldıkları binek otomobilleri için ödedikleri KDV'yi indirim konusu yapabilir. Bu mükelleflerin binek otomobilinin alış belgesinde gösterilen KDV, ait olduğu takvim yılı aşılmamak kaydıyla, ilgili belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde, bu araçların fiilen faaliyette kullanılmaya başlanılıp başlanılmadığına bakılmaksızın indirilebilecektir.
24 Şubat 2012 Cuma
Hediye çeki uygulaması ve KDV karşısındaki durumu
İşletmeler bazen bayram, yılbaşı v.b. dönemlerde çalışanlarına ve bazen de müşterilerine belli bir miktarda bedelsiz alışveriş yapılmasını sağlayan hediye çekleri dağıtmaktadırlar.
1- GİRİŞ
İşletmeler bazen bayram, yılbaşı v.b. dönemlerde çalışanlarına ve bazen de müşterilerine belli bir miktarda bedelsiz alışveriş yapılmasını sağlayan hediye çekleri dağıtmaktadırlar. Çalışanlara verilen hediye çekleri ücret ödemesi kapsamında değerlendirilerek, ücret gideri kabul edilmekte, müşterilere verilen hediye çekleri ise pazarlama tekniği sayılarak bir pazarlama harcaması olarak kabul edilmektedir.
1- GİRİŞ
İşletmeler bazen bayram, yılbaşı v.b. dönemlerde çalışanlarına ve bazen de müşterilerine belli bir miktarda bedelsiz alışveriş yapılmasını sağlayan hediye çekleri dağıtmaktadırlar. Çalışanlara verilen hediye çekleri ücret ödemesi kapsamında değerlendirilerek, ücret gideri kabul edilmekte, müşterilere verilen hediye çekleri ise pazarlama tekniği sayılarak bir pazarlama harcaması olarak kabul edilmektedir.
1 Şubat 2012 Çarşamba
Zayi olan mallarda KDV indirimi (Vergide yaygın ihtilaf konuları)
Yasal düzenleme ve gerekçesi nedir?
KDV Kanunu, bazı tabii afetlerden kaynaklananlar hariç, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirimini yasaklamaktadır.
Bu düzenleme esas olarak iki gerekçeyle yapılmıştır.
Birincisi KDV işleyiş mekanizması ve teorisinden kaynaklanmaktadır. KDV indirimi, malın satışı sırasında mala eklenen değerin vergileneceği düşüncesine dayanmaktadır. Zayi olan mallar için artık yaratılan katma değer olamayacağından, indirime izin verilmemektedir.
İkinci gerekçe, konunun kötüye kullanıma açık olmasıdır.
Sorun nedir?
KDV Kanunu, bazı tabii afetlerden kaynaklananlar hariç, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirimini yasaklamaktadır.
Bu düzenleme esas olarak iki gerekçeyle yapılmıştır.
Birincisi KDV işleyiş mekanizması ve teorisinden kaynaklanmaktadır. KDV indirimi, malın satışı sırasında mala eklenen değerin vergileneceği düşüncesine dayanmaktadır. Zayi olan mallar için artık yaratılan katma değer olamayacağından, indirime izin verilmemektedir.
İkinci gerekçe, konunun kötüye kullanıma açık olmasıdır.
Sorun nedir?
30 Ocak 2012 Pazartesi
Ciro faturalarında KDV oranı kaç olmalı?
Fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticarî teamüllere uygun miktardaki iskontolar Katma Değer Vergisi (KDV) matrahına dahil edilmiyor. Bu kapsamdaki iskontolar fatura bedelinden indirilir. Kalan bedel üzerinden KDV hesaplanır. Fakat bu iskontolar fatura üzerinde değil de yıl sonunda yapılıyorsa matrahtan düşme diye bir durum söz konusu olmuyor, ciro primini alan taraf primi ödeyen tarafa fatura düzenliyor. Satış primi, hasılat primi, yılsonu iskontosu gibi adlarla yapılan bu tür ödemeler KDV'ye tabidir. Çünkü yapılan iş ana firmaya karşı verilen bir hizmet olarak kabul edilir. Bu düzenlemeler uyarınca, bu tür ciro primleri ve iskonto uygulamaları, satışa konu olan mal ya da hizmetten bağımsız başka bir hizmetin bedeli olarak kabul ediliyor ve bu işlemler için düzenlenen faturalarda %18 KDV oranı uygulanıyordu. Bu durumun bazı sakıncaları oluyordu. Fatura üzerinde yapılan iskonto ile daha sonra yapılan iskontolarda farklı oran uygulanmasına sebep oluyordu. Çünkü indirimli oranda (yüzde 8 veya yüzde 1) mal satılması halinde fatura üzerinde yapılan indirim dolaylı olarak indirimli oranda KDV uygulanmasına sebep oluyordu. Daha sonra yapılan ciro priminde ise KDV oranı malın tabi olduğu orandan bağımsız olarak yüzde 18 olarak uygulanıyordu. Farklı oranda KDV uygulanmasının iadelerde suiistimale sebep olması da mevzubahis olabiliyordu. Yüzde 1 oranında yapılan mal satışı için daha sonra ciro primi verilmesi halinde ciro primi faturası yüzde 18 olarak vergilendiriliyor ve bu vergi de iade edilecek vergilerin şişirilmesine yol açıyordu. Son dönemlerde vergi daireleri ciro primlerine ait KDV'lerin iade edilemeyeceğini iddia ediyordu. Mükellefler bu yoruma katılmadıkları için ihtilaflar oluşabiliyordu.
16 Ocak 2012 Pazartesi
Özürlüler binek otomobil alırken KDV ödeyecek mi?
Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmeleri nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlük çeken vatandaşlarımız özürlü olarak kabul edilmekte. Son araştırmalarda ülkemizde yaklaşık 8,5 milyon kişinin özürlü olduğu tespit edilmiş durumda.
Mevzuatlardaki kolaylıklar
Anayasamız başta olmak üzere çeşitli kanunlarımızda engelli vatandaşlarımızın toplumsal yaşama adapte olabilmeleri ve yaşamlarını daha rahat bir şekilde sürdürebilmeleri için birçok düzenleme mevcut. Bu düzenlemelerin; Gelir Vergisi, Özel Tüketim Vergisi ve Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ilgilendiren bölümünü 21 Haziran 2010 tarihli yazımızda işlemiştik. Bugünkü yazımızda ise güncel bir tartışma konusu olan, özürlü vatandaşlarımızın binek otomobil alımında Katma Değer Vergisi ödeyip ödemeyecekleri hususunu mercek altına alacağız.
Mevzuatlardaki kolaylıklar
Anayasamız başta olmak üzere çeşitli kanunlarımızda engelli vatandaşlarımızın toplumsal yaşama adapte olabilmeleri ve yaşamlarını daha rahat bir şekilde sürdürebilmeleri için birçok düzenleme mevcut. Bu düzenlemelerin; Gelir Vergisi, Özel Tüketim Vergisi ve Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ilgilendiren bölümünü 21 Haziran 2010 tarihli yazımızda işlemiştik. Bugünkü yazımızda ise güncel bir tartışma konusu olan, özürlü vatandaşlarımızın binek otomobil alımında Katma Değer Vergisi ödeyip ödemeyecekleri hususunu mercek altına alacağız.
4 Ocak 2012 Çarşamba
KDV, gider yazılır mı?
Konu başlığının uygulamasını birçok meslektaşım bilir, ancak mesleğe yeni girmiş arkadaşlar için konuyu gündeme getirmeyi uygun gördüm.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun; “İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi” başlıklı 30’uncu maddesinde yüklenilen vergilerin bir kısmının indirim konusu yapılamayacağı belirtilmiştir.
Söz konusu madde ile indirim konusu yapılamayacak katma değer vergileri şunlardır;
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun; “İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi” başlıklı 30’uncu maddesinde yüklenilen vergilerin bir kısmının indirim konusu yapılamayacağı belirtilmiştir.
Söz konusu madde ile indirim konusu yapılamayacak katma değer vergileri şunlardır;
14 Aralık 2011 Çarşamba
İlaçta KDV indirimi
İlaçlardaki KDV oranı düşürülüyor. İlaç krizine KDV çözümü geliyor. İlaçlarda KDV yüzde 18’den yüzde 8’e inecek.
Bakan Çelik, KDV oranında indirime gidileceğini belirterek, “İlaç sanayiinin KDV’si yüzde 18’den yüzde 8’e inecek” dedi. Çelik, “340 ilaçta iskontoyu kaldıracağız veya fiyat artacak” diye konuştu.
Bakan Çelik, KDV oranında indirime gidileceğini belirterek, “İlaç sanayiinin KDV’si yüzde 18’den yüzde 8’e inecek” dedi. Çelik, “340 ilaçta iskontoyu kaldıracağız veya fiyat artacak” diye konuştu.
10 Aralık 2011 Cumartesi
2011 biterken - dönemi kapatırken uyarılar
Yavaş yavaş yılı tamamlama telaşına girdiğimiz şu günlerde yıl sonuna dönük bazı hatırlatmalar yapayım istedim.
1- Ciro primi faturalarınızı en geç aralık tarihli almaya çalışın
Değerli okurlar, son zamanlarda ciro primi konusu değişik açılardan tartışma yaratmaya başladı.
a. İade sürecinde yaşanan sorunlar
Düşük oranlı KDV'ye tabi mal satışı nedeniyle KDV iadesi alan şirketlerin, malin satıldığı dönem dışında, hele de yılı geçtikten sonra gelen ciro primi faturalarında gösterilen KDV'nin iadesinin alınamayacağı iddia edilmeye başlanmıştır. Bu yaklaşım gıda sektörünün bir çok oyuncusu için adeta kâbus senaryosu halini almış görünmektedir. Bugüne kadar sorunsuz iade alan şirketler aniden hiç hesapta olmayan bu problemle karşı karşıya kalmışlardır. Birçok firmanın finansman yükü bu nedenle oldukça artmış, normalde alageldikleri KDV tutarları belki de hiç alamayacakları devreden KDV'ye dönmüştür. Bu yanlış süratle düzeltilmezse KDV bir servet vergilemesi haline gelecektir.
b. Geç gelen faturadaki KDV iddiası
Ciro primlerinin ayni yıl değil de izleyen yılda düzenlenmesi halinde, bu faturadaki KDV'nin artık indirilemeyeceği de iddia edilmiştir. Bu nedenlerle ciro primi faturalarınızı yıl bitmeden veya olabildiğince en geç Aralık tarihli almaya çalışınki bu tür tartışmalar sizin için bir önem taşımasın.
2- Bu döneme ilişkin faturalarınızı alin
2011 e ilişkin ancak 2012 tarihli gelen faturaların KDV'si ile ilgili olarak da yukarıda tartıştığımız sorunlar yaşanabilir. Mali İdare'den alınan yazılı görüşe istinaden geç gelen 2011 tarihli faturalarla ilgili KDV dâhil tutarı 2011 beyannamesinde gider olarak dikkate alabilirsiniz görüşü veriyorduk. Artık bu konuda da yeniden görüş alınmasını tavsiye ediyorum.
1- Ciro primi faturalarınızı en geç aralık tarihli almaya çalışın
Değerli okurlar, son zamanlarda ciro primi konusu değişik açılardan tartışma yaratmaya başladı.
a. İade sürecinde yaşanan sorunlar
Düşük oranlı KDV'ye tabi mal satışı nedeniyle KDV iadesi alan şirketlerin, malin satıldığı dönem dışında, hele de yılı geçtikten sonra gelen ciro primi faturalarında gösterilen KDV'nin iadesinin alınamayacağı iddia edilmeye başlanmıştır. Bu yaklaşım gıda sektörünün bir çok oyuncusu için adeta kâbus senaryosu halini almış görünmektedir. Bugüne kadar sorunsuz iade alan şirketler aniden hiç hesapta olmayan bu problemle karşı karşıya kalmışlardır. Birçok firmanın finansman yükü bu nedenle oldukça artmış, normalde alageldikleri KDV tutarları belki de hiç alamayacakları devreden KDV'ye dönmüştür. Bu yanlış süratle düzeltilmezse KDV bir servet vergilemesi haline gelecektir.
b. Geç gelen faturadaki KDV iddiası
Ciro primlerinin ayni yıl değil de izleyen yılda düzenlenmesi halinde, bu faturadaki KDV'nin artık indirilemeyeceği de iddia edilmiştir. Bu nedenlerle ciro primi faturalarınızı yıl bitmeden veya olabildiğince en geç Aralık tarihli almaya çalışınki bu tür tartışmalar sizin için bir önem taşımasın.
2- Bu döneme ilişkin faturalarınızı alin
2011 e ilişkin ancak 2012 tarihli gelen faturaların KDV'si ile ilgili olarak da yukarıda tartıştığımız sorunlar yaşanabilir. Mali İdare'den alınan yazılı görüşe istinaden geç gelen 2011 tarihli faturalarla ilgili KDV dâhil tutarı 2011 beyannamesinde gider olarak dikkate alabilirsiniz görüşü veriyorduk. Artık bu konuda da yeniden görüş alınmasını tavsiye ediyorum.
1 Aralık 2011 Perşembe
Sahte fatura yerine belgesiz gider
Sahte veya yanıltıcı belge kullanımı, uygulamada bazen gider veya maliyetleri artırma ve bu yolla vergi yükünü azaltma amacına dayanmakta. Bazen de, mal veya hizmet tedarik edilen kişinin belgesini başka bir firmadan vermesinden kaynaklanmakta. Hatta küçük mal ve hizmet alımlarında karşı tarafın mükellefiyet kaydının olmaması da belgesiz giderlere neden olmakta. Geçmiş olaylar ve tecrübeler göstermektedir ki sahte ve muhteviyatı itibariyle belge kullanımının önemli bir kısmı farkına varılmadan gerçekleşmekte.
Sürekli alım yapmadığınız ve tanımadığınız bir firmadan mal veya hizmet alımı yapabilirsiniz. Mal ve hizmet tesliminden sonra iş faturanın düzenlenmesine geliyor. Bu arada ödemeyi de yapmış olabilirsiniz. Mali müşavirinizin yapmış olduğu araştırma sonucunda ilgili faturadaki firma vukuatlı yani vergi dairesince özel koda alınmış olabilir. Hatta size verilen faturadaki şirketin mükellefiyet kaydı olmayabilir. Bu durumda gerçekten söz konusu mal ve hizmeti almış olmanıza rağmen faturayı kayıtlarınıza alırsanız ileride ciddi sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Belgenin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olması durumunda vergi suçu cezası ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Vergi suçu raporu savcılık tarafından takip edilmekte ve sonuçları ağır olmakta. Bu ceza kısmı dışında ayrıca hesaplanan vergi aslı ve gecikme faizi ile vergi aslının üç katı vergi ziyaı cezası ödemek durumunda kalırsınız.
Sürekli alım yapmadığınız ve tanımadığınız bir firmadan mal veya hizmet alımı yapabilirsiniz. Mal ve hizmet tesliminden sonra iş faturanın düzenlenmesine geliyor. Bu arada ödemeyi de yapmış olabilirsiniz. Mali müşavirinizin yapmış olduğu araştırma sonucunda ilgili faturadaki firma vukuatlı yani vergi dairesince özel koda alınmış olabilir. Hatta size verilen faturadaki şirketin mükellefiyet kaydı olmayabilir. Bu durumda gerçekten söz konusu mal ve hizmeti almış olmanıza rağmen faturayı kayıtlarınıza alırsanız ileride ciddi sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Belgenin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olması durumunda vergi suçu cezası ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Vergi suçu raporu savcılık tarafından takip edilmekte ve sonuçları ağır olmakta. Bu ceza kısmı dışında ayrıca hesaplanan vergi aslı ve gecikme faizi ile vergi aslının üç katı vergi ziyaı cezası ödemek durumunda kalırsınız.
Alınan malın iadesinde fiş şart mıdır?
Geçenlerde ülke çapında şubeleri bulunan mağazanın birinden aldığım ürün bozuk çıktı. Doğal olarak ürünü mağazaya geri götürdüm. Ancak, kaybetmiş olmamdan dolayı ürünün fişini ibraz edemedim.
Fişi ibraz edemeyince mağazanın kasasındaki bayan bana bir tane yazıyı gösterdi. Yazıda "54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca fiş olmadan ürün değişimi veya geri ödeme yapılmayacaktır" denilmekteydi.
Aksi yönde ne kadar ısrar ettiysem de başaramadım.
Fiş olmadan da alınan malın iade edilebileceğinden emindim fakat eve geldiğimde, 54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’ni okuma gereği duydum.
Fişi ibraz edemeyince mağazanın kasasındaki bayan bana bir tane yazıyı gösterdi. Yazıda "54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca fiş olmadan ürün değişimi veya geri ödeme yapılmayacaktır" denilmekteydi.
Aksi yönde ne kadar ısrar ettiysem de başaramadım.
Fiş olmadan da alınan malın iade edilebileceğinden emindim fakat eve geldiğimde, 54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’ni okuma gereği duydum.
19 Kasım 2011 Cumartesi
Toptan ette KDV yüzde 1'e indirildi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, toptan ette KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e düşürülmesiyle ilgili olarak bunun et fiyatlarında bir miktar düşüşe yol açacağını belirterek, "Tüketici fiyatlarına, perakende fiyatlarına mutlaka bir olumlu etkisi olacak" dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise toptan etteki KDV indiriminin bütçeye önemli bir etki yapmasını beklemediklerini bildirdi.
Eker, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı'ndaki İnteraktif Bakanlar Oturumunda yaptığı konuşmanın ardından, toptan ette KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e indirilmesi kararına ilişkin soruları yanıtladı. Toptan ette yüzde 8 KDV'nin yüzde 1'e düşmesinin, kayıt dışılığın önlenmesi açısından çok önemli bir adım olduğunu belirten Eker, çünkü Türkiye'deki et üretiminin bu sebeple biraz kayıt dışına gittiğini söyledi. Eker, "İkincisi, geriye doğru tüketiciye de bu aynı şekilde yansır. Dolayısıyla et fiyatlarında da bu bir miktar düşüşe yol açar" dedi.
Eker, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı'ndaki İnteraktif Bakanlar Oturumunda yaptığı konuşmanın ardından, toptan ette KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e indirilmesi kararına ilişkin soruları yanıtladı. Toptan ette yüzde 8 KDV'nin yüzde 1'e düşmesinin, kayıt dışılığın önlenmesi açısından çok önemli bir adım olduğunu belirten Eker, çünkü Türkiye'deki et üretiminin bu sebeple biraz kayıt dışına gittiğini söyledi. Eker, "İkincisi, geriye doğru tüketiciye de bu aynı şekilde yansır. Dolayısıyla et fiyatlarında da bu bir miktar düşüşe yol açar" dedi.
20 Ekim 2011 Perşembe
Arsa karşılığı inşaat işlerinde KDV uygulaması
I. Giriş:
İnşaat sektöründe, “arsa karşılığı inşaat işleri” veya “arsa karşılığı hasılat paylaşımı” işleri oldukça yaygın bir uygulamadır.
Bu işlem iki aşamada gerçekleşmektedir. Birincisi; arsa sahibi tarafından arsanın müteahhide verilmesi aşaması, ikincisi ise; inşaat bittikten veya satışlar başladıktan sonraki aşamadır. Her iki aşamada da yıllardır tartışılan sorunlar ve yanlış uygulamalar ile karşılaşılmıştır. Konuya çözüm olması açısından idare, tüm sirkülerlerin birleştirildiği 60 No.lu KDV Sirkülerinde konuyu (çok detaylı olmamakla birlikte) açıklığa kavuşturmuş bulunmaktadır.
08.08.2011 tarih ve KDVK-60/2011-1 sayılı Katma Değer Vergisi Sirküleri ile; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun uygulamasına ilişkin tereddüt edilen hususlara yönelik açıklamalara yer verilmiştir.
İlgili Sirküler ile; uygulamada tereddüt edilen hususlardan “arsa karşılığı inşaat işleri” ne de yer verilmiş olup, Arsa Karşılığı İnşaat İşlerinde KDV uygulaması yazımızın konusunu oluşturacaktır.
İnşaat sektöründe, “arsa karşılığı inşaat işleri” veya “arsa karşılığı hasılat paylaşımı” işleri oldukça yaygın bir uygulamadır.
Bu işlem iki aşamada gerçekleşmektedir. Birincisi; arsa sahibi tarafından arsanın müteahhide verilmesi aşaması, ikincisi ise; inşaat bittikten veya satışlar başladıktan sonraki aşamadır. Her iki aşamada da yıllardır tartışılan sorunlar ve yanlış uygulamalar ile karşılaşılmıştır. Konuya çözüm olması açısından idare, tüm sirkülerlerin birleştirildiği 60 No.lu KDV Sirkülerinde konuyu (çok detaylı olmamakla birlikte) açıklığa kavuşturmuş bulunmaktadır.
08.08.2011 tarih ve KDVK-60/2011-1 sayılı Katma Değer Vergisi Sirküleri ile; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun uygulamasına ilişkin tereddüt edilen hususlara yönelik açıklamalara yer verilmiştir.
İlgili Sirküler ile; uygulamada tereddüt edilen hususlardan “arsa karşılığı inşaat işleri” ne de yer verilmiş olup, Arsa Karşılığı İnşaat İşlerinde KDV uygulaması yazımızın konusunu oluşturacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)