İŞKUR resmi internet sitesinde yer alan ve iş arayanlar için önerilen meslekler listesi siteye girenleri şaşırtıyor.
Kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla açılan kurslara yönelik oluşturulan listesinde cumhurbaşkanı ve tefeciliğin meslek gibi yer alması dikkat çekiyor.
9 Şubat 2012 Perşembe
Yahya Arıkan'dan çek yasası değerlendirmesi
27 yıldır süregelen, karşılıksız çek düzenleyenlere hapis cezası verilmesi uygulaması, Meclis Genel Kurulu’nda, 31 Ocak tarihinde kabul edilen 6273 sayılı “Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile kaldırıldı. Bu kanunun Cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp Resmi Gazete’de yayımlanması ile artık hapis cezası uygulanamayacak ve hapiste bulunan yaklaşık 1500 kişi özgürlüğüne kavuşacak.
5941 sayılı Çek Kanunu’nda, karşılıksız çek düzenleyen kişi hakkında, çek hamilinin şikâyeti üzerine bin beşyüz güne kadar adli para cezası verileceği belirtiliyordu. Ayrıca, verilecek adli para cezasının, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı hüküm altına alınmıştı. Bu adli yaptırımın yanı sıra, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilmekteydi.
5941 sayılı Çek Kanunu’nda, karşılıksız çek düzenleyen kişi hakkında, çek hamilinin şikâyeti üzerine bin beşyüz güne kadar adli para cezası verileceği belirtiliyordu. Ayrıca, verilecek adli para cezasının, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı hüküm altına alınmıştı. Bu adli yaptırımın yanı sıra, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilmekteydi.
Emsal ücret araştırması
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2008/ 10241 E. 2008/ 6580 K. ve 27.03.2008 tarihli kararında; iş mahkemelerinde açılan işçilik alacaklarına dair davalarda gerçek ücretin belirlenmesi için nasıl bir prosedürün takip edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.
Bu tür davalarda sıkça görülebildiği üzere davacı taraf olan işçinin iddia ettiği ücret ile davalı taraf olan işverenin mahkemeye sunduğu bordrolardaki ücret uyuşmamaktadır. Tarafların dinlettiği tanıklarının da davacı işçinin aldığı ücrete dair çok farklı rakamları beyan ettikleri uygulamada sıkça görülmektedir. Tarafların birbirinden çok farklı beyanları karşısında mahkemenin hangi beyanı dikkate alarak hesaplama yapacağı hususu dosya açısından en önemli unsurlardan birisidir.
Bu tür davalarda sıkça görülebildiği üzere davacı taraf olan işçinin iddia ettiği ücret ile davalı taraf olan işverenin mahkemeye sunduğu bordrolardaki ücret uyuşmamaktadır. Tarafların dinlettiği tanıklarının da davacı işçinin aldığı ücrete dair çok farklı rakamları beyan ettikleri uygulamada sıkça görülmektedir. Tarafların birbirinden çok farklı beyanları karşısında mahkemenin hangi beyanı dikkate alarak hesaplama yapacağı hususu dosya açısından en önemli unsurlardan birisidir.
Gelir tespitinde aile ve hane halkı ne anlama geliyor?
1 Ocak 2012 tarihinden önce herhangi bir şekilde sosyal güvenlik kapsamında olmayanlar, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortalısı oldular ve tescilleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından re'sen yapıldı.
Bu kişilerin genel sağlık sigortası primlerinin devlet tarafından mı yoksa kendileri tarafından mı ödeneceği, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına yaptıkları başvuru üzerine yapılacak gelir testi sonucunda ortaya çıkacak.
Gelir tespitinde, aile içindeki gelirin kişi başına düşen tutarı esas alınıyor. Aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birine kadar olanların genel sağlık sigortası primlerini devlet ödeyecek.
Kişi başına düşen gelir tutarı;
- Asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar, asgari ücretin üçte biri üzerinden,
- Asgari ücretle asgari ücretin iki katı arasında olanlar, asgari ücret tutarı üzerinden,
- Asgari ücretin iki katından fazla olanlar ise asgari ücretin iki katı üzerinden,
Yüzde 12 oranında genel sağlık sigortası primi ödeyecekler.
Gelir tespitinde, aile içindeki gelirin kişi başına düşen tutarı esas alınıyor. Aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birine kadar olanların genel sağlık sigortası primlerini devlet ödeyecek.
Kişi başına düşen gelir tutarı;
- Asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar, asgari ücretin üçte biri üzerinden,
- Asgari ücretle asgari ücretin iki katı arasında olanlar, asgari ücret tutarı üzerinden,
- Asgari ücretin iki katından fazla olanlar ise asgari ücretin iki katı üzerinden,
Yüzde 12 oranında genel sağlık sigortası primi ödeyecekler.
8 Şubat 2012 Çarşamba
Fazla çalışma için işçinin her yıl başında onayı alınmalıdır.
SORU: Ben bir plastik fabrikasında iki yıldır çalışmaktayım. Çalışma saatlerimiz sabah sekiz akşam beş. Her gün üç saat zorunlu mesai yapıyoruz. Her ay mesai saatleri içerisinde iş yok diyerek sırayla 5-6 kişilik gruplar halinde ücretsiz olarak 3-4 gün süreyle eve gönderiyorlar. Bu günleri ise gelmemiş kabul ederek fazla mesai parasından kesiyorlar. İş Yasası’na göre böyle bir uygulama var mı? Eğer yoksa ne yapmamız gerekiyor?
Kar tatiline "telafi çalışması"
Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine 4857 sayılı İş Kanunu, iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen yasal izinleri dışında izin verilmesi hallerinde, işçinin çalışmadığı bu sürelerin telafisi için işçiye yaptırılacak çalışma, telafi çalışması olarak adlandırılmaktadır. Birçok işyerindeki bir kaç güne varan zorunlu kar tatili de beraberinde telafi çalışmayı getirdi.
Yani telafi çalışması, işçinin ücretini aldığı ancak çeşitli sebeplerden dolayı çalışmadığı bir süreyi sonradan çalışarak yerine getirmesidir. Telafi çalışması yapılmak istenen zaman tatil günlerine rastlamamalıdır.
Yani telafi çalışması, işçinin ücretini aldığı ancak çeşitli sebeplerden dolayı çalışmadığı bir süreyi sonradan çalışarak yerine getirmesidir. Telafi çalışması yapılmak istenen zaman tatil günlerine rastlamamalıdır.
7 Şubat 2012 Salı
GSS uygulamasında kız çocukların durumu
Zorunlu genel sağlık sigortasının 1 Ocak'ta yürürlüğe girmesiyle en çok kafa karıştıran konulardan biri ana veya babaları üzerinden sağlık yardımı alan kız çocuklarının durumu oldu.
Özellikle, henüz 18 yaşını doldurmamış kız çocuklarının 18 yaşını doldurduklarında, eğitimi devam etmekte olan 25 yaşını doldurmamış kız çocuklarının ise eğitimleri sona erdiğinde ana veya babaları üzerinden sağlık yardımı alıp alamayacakları soruların odağını oluşturuyor.
Kafa karışıklığının nedeni ise 1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda kız erkek ayrımı olmaksızın 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukların bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık hizmeti alabileceklerine ilişkin düzenleme.
Örneğin bir okurumuz şöyle soruyor; 'Ben ve eşim emekliyiz ve 20 Mayıs 2012'de 18 yaşına girecek bir kızımız var. Kızım bugüne kadar benim üzerimden sağlık hizmetlerinden yararlanıyordu fakat şimdi bu yeni kanunla kafamız çok karıştı! Kızım üniversitede okuyor. Şimdi bu bilgiler ışığında kızım yine sağlık hizmetlerinden yararlanacak mı yoksa yeni kanuna göre yapmam gereken şeyler var mı?'...
Özellikle, henüz 18 yaşını doldurmamış kız çocuklarının 18 yaşını doldurduklarında, eğitimi devam etmekte olan 25 yaşını doldurmamış kız çocuklarının ise eğitimleri sona erdiğinde ana veya babaları üzerinden sağlık yardımı alıp alamayacakları soruların odağını oluşturuyor.
Kafa karışıklığının nedeni ise 1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda kız erkek ayrımı olmaksızın 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukların bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık hizmeti alabileceklerine ilişkin düzenleme.
Örneğin bir okurumuz şöyle soruyor; 'Ben ve eşim emekliyiz ve 20 Mayıs 2012'de 18 yaşına girecek bir kızımız var. Kızım bugüne kadar benim üzerimden sağlık hizmetlerinden yararlanıyordu fakat şimdi bu yeni kanunla kafamız çok karıştı! Kızım üniversitede okuyor. Şimdi bu bilgiler ışığında kızım yine sağlık hizmetlerinden yararlanacak mı yoksa yeni kanuna göre yapmam gereken şeyler var mı?'...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
