6 Haziran 2012 Çarşamba

Kıdem Tazminatı Tavan Tutarı Değişti.

Bilindiği üzere kıdem tazminatı tavan tutarı, normal şartlarda, yılbaşında ve Temmuz ayı başında olmak üzere, yılda iki defa değişmektedir.

Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte bulunan 14'üncü maddesi gereğince, iş sözleşmeleri yasal hak ediş şartları doğrultusunda sona eren işçilere ödenecek kıdem tazminatının bir yıllık miktarı, en yüksek devlet memuru olan Başbakanlık Müsteşarına ödenen bir yıllık emeklilik ikramiyesi tutarı ile sınırlandırılmış bulunuyor. Ve bu nedenle memur maaş katsayısına bağlı olarak kıdem tazminatı tavan tutarına ilişkin oranlar sürekli değişmektedir. Bu yıl, yılbaşında ilan edilen göstergelere göre, 5 ay ödeme yapıldıktan sonra, Haziran ayı başında belirlenebilen memur maaş artışı nedeniyle, çalışma hayatındaki göstergelerin başında yer alan kıdem tazminatı tavan tutarı da 2012 yılı başından itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlenmiş oldu.

1 Haziran 2012 Cuma

Dernek ve Vakıflara Ait Gayrimenkullerin Kiralanmasında Gelir Vergisi Tevkifatı

Gelir Vergisi Kanununun 94/5-b maddesi hükmü uyarınca, vakıflar (mazbut vakıflar hariç ) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri Gelir Vergisi kesintisine tabidir.

Mazbut vakıf, Medeni Kanun'un yürürlüğünden önce var olan ve Medeni Kanun'un yürürlüğüyle birlikte devletçe idare edilen, mazbutaya alınan, yani zapt edilen, devletçe idare edilen vakıflardır. Osmanlı'nın kurduğu vakıfların büyük bir ekseriyeti bu kapsama girer.

Mazbut vakıflar dışında kalan tüm vakıflar ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralaması gelir vergisi tevkifatına tabidir.

31 Mayıs 2012 Perşembe

Dernekler ve Vergi Avantajları

Bilindiği gibi, 5253 sayılı Demekler Kanunu'na göre dernek; kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel, kişinin bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturduklar, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarım ifade etmektedir.

Kamu menfaatleri açısından dernekler önemli sosyal kuruluşlardır. Yaptıkları hizmetin nitelikleri ve kapsamına göre kamu idaresince desteklenebilmektedirler. Bir kısım derneklere Bakanlar Kurulu'nca kamuya yararlı dernek statüsü verilmektedir. Bu niteliği haiz derneklere birçok vergi kolaylığı sağlanmaktadır. Geçen hafta yazımızda derneklerin vergi kanunları karşısındaki genel durumları, istisna ve muafiyetler ele alınmıştı.. Bu gün yazımızda Bakanlar Kurulu'nca kamuya yararlı dernek statüsü verilen dernekler ve bu derneklere sağlanan vergi destekleri yazımızda değerlendirilecektir.

22 Mayıs 2012 Salı

İşveren çalışanının kıyafetine karışabilir mi?

* Çalıştığımız firma yeni bir işveren tarafından satın alındı. 3.5 yıldır halkla ilişkiler biriminde görev yapıyorum. İşveren işyerinde dekolte kıyafet giymememizi yasakladı. Çalışanların tek tip pantolon, ceket giymesini şart koştu. Aksi takdirde bu kurallara uymayanların istifa dilekçesini hazırlamasını istedi. İşverenin böyle bir yaptırım hakkı var mı? A.B.


Mukteza (özelge) nedir, ne işe yarar?

Vergi mükellefleri, yasalarda yer alan hükümlerin ne anlama geldiği ve nasıl uygulanacağı konusunda zaman zaman sorun yaşayabiliyor. Bu durum, bazen konunun uzmanları açısından bile geçerli olabiliyor. Böyle durumlarda; bilgi talep edilen konuyu anlatan bir dilekçeyle bağlı bulunulan vergi dairesi aracılığıyla idareden görüş sorulabiliyor. İdarenin bu sorulara verdiği cevaplara mukteza (özelge) deniliyor.

Şirketler Ne İş Olsa Yapabilir mi?

Ne iş olsa yaparım sözü genellikle iş başvurusunda bulunanlar tarafından kullanılıyor. Peki, şirketler açısından da aynı durum geçerli olabilir mi? Başka bir deyişle, şirketler her şeyi yapabilir mi? Sorunun yanıtına geçmeden önce son zamanlarda sıkça karşılaşılan bazı sözcüklerin açıklamasını yapmak istiyoruz. Çünkü konuyla ilgili görüş beyan eden uzmanlar, açıklamalarını bu kavramlar üzerinden yapıyorlar.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Yıllık ücretli izinde işçinin çalışma yasağı var mı?

İşçinin iş sözleşmesinden ve yasalardan doğan en temel haklarından birisi de yıllık ücretli izin hakkıdır. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, az olamayacaktır.

Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir. Yıllık izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.