Olacak iş mi? Oluyor!.. Çeyiz parası ödenirken, yetim kızın anne veya babası, dul kadının da kocası nereden emekli olmuş, ona bakılıyor.
YETİM KIZLAR
Diyelim ki yetim aylığı alan kız çocuğu evlenecek.
Ölen anne veya babası SSK ya da Bağ-Kur'a tabi ise, evlenecek olan kız çocuğuna;
“Al sana, yetim aylığının 24 katı çeyiz parası” deniliyor.
Ölen anne veya babası TC Emekli Sandığı'na tabi ise, “yetim aylığı” alan kız çocuğuna evlenirken deniliyor ki;
“Al sana, yetim aylığının 12 katı çeyiz parası.”
Diğerlerine 24 kat, memurun yetim kızına 12 kat!..
31 Aralık 2011 Cumartesi
29 Aralık 2011 Perşembe
Yeni defterler ve yeni cezalar geldi.
HANGİSİNİ anlatalım?
Yeni defterler de var, para cezaları da hatta hapis cezaları da…
En iyisi bir ucundan başlayalım.
DEFTER SAYISI ARTTI
Yeni Türk Ticaret Kanunu (YTTK) ile ticari defterlerin sayısı artırıldı. Mevcut defterlere ek olarak;
1- Pay defteri,
2- Yönetim Kurulu karar defteri,
3- Genel kurul toplantı ve müzakere defteri,
gibi işletmenin muhasebesi ile ilgili olmayan defterler de ticari defter kabul edildi. Yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterler de olacak. Bu defterlerin hangisi olacağı “Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu” tarafından belirlenecek (YTTK Md.64). Bu arada, Vergi Usul Kanunu değişmezse, vergi yasaları yönünden ayrı, Ticaret Kanunu açısından ayrı defter tutulması söz konusu olacak!
DEFTER SAYISI ARTTI
Yeni Türk Ticaret Kanunu (YTTK) ile ticari defterlerin sayısı artırıldı. Mevcut defterlere ek olarak;
1- Pay defteri,
2- Yönetim Kurulu karar defteri,
3- Genel kurul toplantı ve müzakere defteri,
gibi işletmenin muhasebesi ile ilgili olmayan defterler de ticari defter kabul edildi. Yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterler de olacak. Bu defterlerin hangisi olacağı “Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu” tarafından belirlenecek (YTTK Md.64). Bu arada, Vergi Usul Kanunu değişmezse, vergi yasaları yönünden ayrı, Ticaret Kanunu açısından ayrı defter tutulması söz konusu olacak!
28 Aralık 2011 Çarşamba
411 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
Resmi Gazete No 28154
Resmi Gazete Tarihi 26/12/2011
Kapsam
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 411)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde 5 ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm göz önüne alınarak, Vergi Usul Kanununun 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353 ve Mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2011 yılında uygulanan miktarların ve hadlerin, 2011 yılı için %10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenen ve 1/1/2012 tarihinden itibaren uygulanacak olan miktarlar ve hadler ekli listede gösterilmiştir. Tebliğ olunur.
Ek için tıklayınız.
Resmi Gazete Tarihi 26/12/2011
Kapsam
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 411)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde 5 ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm göz önüne alınarak, Vergi Usul Kanununun 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353 ve Mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2011 yılında uygulanan miktarların ve hadlerin, 2011 yılı için %10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenen ve 1/1/2012 tarihinden itibaren uygulanacak olan miktarlar ve hadler ekli listede gösterilmiştir. Tebliğ olunur.
Ek için tıklayınız.
26 Aralık 2011 Pazartesi
280 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
Resmi Gazete No 28154
Resmi Gazete Tarihi 26/12/2011
Kapsam
Gelir Vergisi Genel Tebliği
(Seri No: 280)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetlerden 2011 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulamasına ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1. Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 123 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanunun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddelerinde yer alan maktu had ve tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların % 5'ini aşmayan kesirlerinin dikkate alınmayacağı, Bakanlar Kurulunun, bu surette tespit edilen had ve tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkili olduğu hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında da 103 üncü maddede yer alan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları hakkında da yukarıdaki hükmün uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu hüküm göz önüne alınarak Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alıp, 2011 yılında uygulanan had ve tutarların 2011 yılı için % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında1 arttırılması suretiyle belirlenen ve 2012 takvim yılında uygulanacak olan had ve tutarlar aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.
Resmi Gazete Tarihi 26/12/2011
Kapsam
Gelir Vergisi Genel Tebliği
(Seri No: 280)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetlerden 2011 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulamasına ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
1. Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 123 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanunun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddelerinde yer alan maktu had ve tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların % 5'ini aşmayan kesirlerinin dikkate alınmayacağı, Bakanlar Kurulunun, bu surette tespit edilen had ve tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkili olduğu hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında da 103 üncü maddede yer alan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları hakkında da yukarıdaki hükmün uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu hüküm göz önüne alınarak Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alıp, 2011 yılında uygulanan had ve tutarların 2011 yılı için % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında1 arttırılması suretiyle belirlenen ve 2012 takvim yılında uygulanacak olan had ve tutarlar aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.
25 Aralık 2011 Pazar
Çiftçi kadınların sigorta haklarına düzenleme!
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2 Ağustos 2003'ten önce aile reisi sayılmayan kadınların da tarım sigortalılığından yararlanabileceğini bildirdi.
Bayraktar, yazılı açıklamasında, tarımda en fazla ihmal edilen konulardan birinin sosyal güvenlik olduğunu, bu sektördeki en mağdur kesimin de kadınlardan oluştuğunu savundu.
Çiftçi kadınların ''aile reisliği'' kavramından kaynaklanan sigortalılıkla ilgili hak kaybının, TZOB'un girişimleri neticesinde yapılan düzenlemeyle giderildiğini bildiren Bayraktar, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen değişiklikle 2 Ağustos 2003'ten önce aile reisi sayılmayan kadınların da tarım sigortalılığından yararlanabileceğini belirtti.
Bayraktar, yazılı açıklamasında, tarımda en fazla ihmal edilen konulardan birinin sosyal güvenlik olduğunu, bu sektördeki en mağdur kesimin de kadınlardan oluştuğunu savundu.
Çiftçi kadınların ''aile reisliği'' kavramından kaynaklanan sigortalılıkla ilgili hak kaybının, TZOB'un girişimleri neticesinde yapılan düzenlemeyle giderildiğini bildiren Bayraktar, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen değişiklikle 2 Ağustos 2003'ten önce aile reisi sayılmayan kadınların da tarım sigortalılığından yararlanabileceğini belirtti.
23 Aralık 2011 Cuma
İbranamenin geçerli olabileceği haller
Bu çalışmamızın konusunu Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2010 tarih 2010/17121 E. ve 2010/39658 K. sayılı kararıdır. Kararın özeti ibra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi diğer tarafın ya da üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde ibra iradesine değer verilemeyeceğidir.
Karara konu somut olayda davacı, davalı şirkete ait işyerinde çalışmakta iken, iş yerinin diğer davalı şirkete devredildiğini, devir tarihinde davalıların kendisine iş garantisi vermeleri nedeniyle ibraname imzaladığını ancak işveren tarafından işe alınmayarak iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili ise davacının 25.05.2000 - 31.12.2004 tarihleri arasında çalıştığını,iş yerini devralan şirkette çalışmayı kabul etmeyerek iş akdini kendi isteği ile sonlandıran davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı,tazminat ve işçilik alacaklarının ödendiğinin ibraname ile sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Karara konu somut olayda davacı, davalı şirkete ait işyerinde çalışmakta iken, iş yerinin diğer davalı şirkete devredildiğini, devir tarihinde davalıların kendisine iş garantisi vermeleri nedeniyle ibraname imzaladığını ancak işveren tarafından işe alınmayarak iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili ise davacının 25.05.2000 - 31.12.2004 tarihleri arasında çalıştığını,iş yerini devralan şirkette çalışmayı kabul etmeyerek iş akdini kendi isteği ile sonlandıran davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı,tazminat ve işçilik alacaklarının ödendiğinin ibraname ile sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
22 Aralık 2011 Perşembe
Prime Esas Kazanç ve Sigorta Gün Sayısını Eksik Göstermek Beş Puanlık Prim İndiriminden Yararlanmaya Engel mi?
2008/Ekim ayından itibaren özel sektör işverenlerine tanınmış olan önemli bir prim desteği bulunmaktadır:
I- GİRİŞ
5 puanlık prim indirimi… 5763 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi birinci fıkrasına (ı) bendi olarak eklenen düzenlemeden, özel sektör işverenleri belli koşulları taşımaları halinde yararlanabilmektedirler.
Buna göre, Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazine’ce karşılanmaktadır.
İşveren hissesine ait primlerin Hazine’ce karşılanabilmesi için;
- İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na vermeleri,
- Sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazine’ce karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri,
- Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
I- GİRİŞ
5 puanlık prim indirimi… 5763 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi birinci fıkrasına (ı) bendi olarak eklenen düzenlemeden, özel sektör işverenleri belli koşulları taşımaları halinde yararlanabilmektedirler.
Buna göre, Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazine’ce karşılanmaktadır.
İşveren hissesine ait primlerin Hazine’ce karşılanabilmesi için;
- İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na vermeleri,
- Sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazine’ce karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri,
- Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)