Günümüzde yaşanan ekonomik krizler ve diğer gelişmeler neticesinde birçok işletmenin yapısında değişiklikler yaşanmaktadır.
I- GİRİŞ
Bu kapsamda, işletmeler bölünmekte ve/veya başka işletmelerle birleşmektedir. Birleşme ve bölünmelerden başka işverenlerin işyerlerini başka işverenlere devrettiği durumlara da sıklıkla rastlanmaktadır. İşletmelerin yapısında görülen bu değişiklikler, kimi durumlarda birlikten kuvvet doğar düşüncesiyle ekonomik açıdan daha büyük girişimlerde bulunabilmek adına yapılırken; kimi durumlarda da işyeri devri, mali güçlük içinde bulunan işletmelerde kapatmanın bir alternatifi olarak gerçekleşmektedir.
Hiç kuşku yok ki işyerinin devri, o işyerinde çalışan işçileri de yakından ilgilendirmektedir. İşçilerin iş güvencesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden bir çalıştıkları işyerinin el değiştirmesi, devir yoluyla bir işverenden diğerine geçmesidir. İşyerinin devri durumunda işverenler çoğu zaman yeniden yapılandırmaya gitmekte, bunun sonucu olarak da işyerinde işgücü fazlalığı ortaya çıkabilmektedir. Ortaya çıkan fazla işgücü işten çıkarılırken devreden ve devralan işverenlerin işçilik alacaklarından hangi miktarlarla sorumlu olacağı sorusu çoğu zaman sağlıklı bir şekilde yanıtlanamamaktadır.
Makalemizde işyerinin devri halinde devreden ve devralan işverenlerin kıdem tazminatından ne ölçüde sorumlu olduğu konusu mevzuat ve yargı kararları ışığında açıklığa kavuşturulacaktır.
1 Aralık 2011 Perşembe
Alınan malın iadesinde fiş şart mıdır?
Geçenlerde ülke çapında şubeleri bulunan mağazanın birinden aldığım ürün bozuk çıktı. Doğal olarak ürünü mağazaya geri götürdüm. Ancak, kaybetmiş olmamdan dolayı ürünün fişini ibraz edemedim.
Fişi ibraz edemeyince mağazanın kasasındaki bayan bana bir tane yazıyı gösterdi. Yazıda "54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca fiş olmadan ürün değişimi veya geri ödeme yapılmayacaktır" denilmekteydi.
Aksi yönde ne kadar ısrar ettiysem de başaramadım.
Fiş olmadan da alınan malın iade edilebileceğinden emindim fakat eve geldiğimde, 54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’ni okuma gereği duydum.
Fişi ibraz edemeyince mağazanın kasasındaki bayan bana bir tane yazıyı gösterdi. Yazıda "54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca fiş olmadan ürün değişimi veya geri ödeme yapılmayacaktır" denilmekteydi.
Aksi yönde ne kadar ısrar ettiysem de başaramadım.
Fiş olmadan da alınan malın iade edilebileceğinden emindim fakat eve geldiğimde, 54 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’ni okuma gereği duydum.
30 Kasım 2011 Çarşamba
Mali Tatil nedeni ile SGK Bildirgeleri verme ve ödeme tarihi
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın Mali Tatil'in SGK bildirgelerinin verilme ve ödenme sürelerine ilişkin açıklaması aşağıdadır:
28.03.2007 tarih ve 26476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 5604 sayılı Malî Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun ilişkin 1 Sayılı Genel Tebliği Maliye Bakanlığı’nca 30/06/2007 tarih ve 26568 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Sosyal Güvenlik Uygulamasına ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 30/06/2007 Tarih ve 26568 sayılı Resmi gazetede yayımlanan tebliğ güncelliğini korumaktadır.
SGK eksik gün bildiriminde neler değişti?
2000 yılında başlatılan bir uygulama ile bazı işyerlerinde işçi otuz gün çalıştığı halde, işverence prim gün sayısı eksik bildirilmesinin önüne geçmek için 30 günden eksik bildirimlerin nedenlerinin SGK'ya bildirilmesi gerekiyor. Buna göre, aylık prim ve hizmet belgesi ile birlikte ay içinde otuz günden az çalışan veya eksik ücret ödenen sigortalılara ilişkin;
a) Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularından veya işyeri hekimlerinden alınmış istirahatlı olduğunu gösteren raporu,
b) İcretsiz veya aylıksız izinli olduğunu kanıtlayan izin belgesi,
c) Disiplin cezası uygulaması, gözaltına alınma ile tutukluluk hâline ilişkin belgeleri,
ç) Kısmi süreli çalışmalara ait yazılı iş sözleşmesi,
d) İşverenin veya sigortalının imzasını da taşıyan puantaj kayıtları,
e) Grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, doğal afetler nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulduğunu veya işe ara verildiğini gösteren ilgili resmi makamlardan alınan yazı örneği,
a) Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularından veya işyeri hekimlerinden alınmış istirahatlı olduğunu gösteren raporu,
b) İcretsiz veya aylıksız izinli olduğunu kanıtlayan izin belgesi,
c) Disiplin cezası uygulaması, gözaltına alınma ile tutukluluk hâline ilişkin belgeleri,
ç) Kısmi süreli çalışmalara ait yazılı iş sözleşmesi,
d) İşverenin veya sigortalının imzasını da taşıyan puantaj kayıtları,
e) Grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, doğal afetler nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulduğunu veya işe ara verildiğini gösteren ilgili resmi makamlardan alınan yazı örneği,
27 Kasım 2011 Pazar
İstanbul'da verginin yeni patronu Mustafa Dakın
Beş yıldır İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı görevini yürüten Mehmet Koç, bakanlık müşaviri oluyor. İstanbul'da verginin yeni patronu Mustafa Dakın. İstanbul Vergi Dairesi Mükellef Hizmetleri Usul Grup müdürü olan Dakın'ın atanmasına ilişkin üçlü kararnamenin önümüzdeki günlerde Resmî Gazete'de yayımlanması bekleniyor.
Dakın, hesap uzmanı olarak uzun yıllar önemli incelemelere imza attı. Ekim 2008'den itibaren grup müdür vekili olarak çalışan Dakın, 1972 İstanbul doğumlu. 1995'te Ankara Üniversitesi SBF Kamu Yönetimi'nden mezun oldu. 1997'de hesap uzman yardımcılığına atandı. 2007'de baş hesap uzmanı oldu. Bir yıl sonra Boston Üniversitesi'nde finans alanında yüksek lisansını tamamladı.
Personeline veda ettiği belirtilen Mehmet Koç ise İzmir Defterdarlığı Ödemiş Mal Müdürlüğü'nde milli emlak memuru olarak göreve başlamıştı.
19 Kasım 2011 Cumartesi
Toptan ette KDV yüzde 1'e indirildi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, toptan ette KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e düşürülmesiyle ilgili olarak bunun et fiyatlarında bir miktar düşüşe yol açacağını belirterek, "Tüketici fiyatlarına, perakende fiyatlarına mutlaka bir olumlu etkisi olacak" dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise toptan etteki KDV indiriminin bütçeye önemli bir etki yapmasını beklemediklerini bildirdi.
Eker, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı'ndaki İnteraktif Bakanlar Oturumunda yaptığı konuşmanın ardından, toptan ette KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e indirilmesi kararına ilişkin soruları yanıtladı. Toptan ette yüzde 8 KDV'nin yüzde 1'e düşmesinin, kayıt dışılığın önlenmesi açısından çok önemli bir adım olduğunu belirten Eker, çünkü Türkiye'deki et üretiminin bu sebeple biraz kayıt dışına gittiğini söyledi. Eker, "İkincisi, geriye doğru tüketiciye de bu aynı şekilde yansır. Dolayısıyla et fiyatlarında da bu bir miktar düşüşe yol açar" dedi.
Eker, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı'ndaki İnteraktif Bakanlar Oturumunda yaptığı konuşmanın ardından, toptan ette KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e indirilmesi kararına ilişkin soruları yanıtladı. Toptan ette yüzde 8 KDV'nin yüzde 1'e düşmesinin, kayıt dışılığın önlenmesi açısından çok önemli bir adım olduğunu belirten Eker, çünkü Türkiye'deki et üretiminin bu sebeple biraz kayıt dışına gittiğini söyledi. Eker, "İkincisi, geriye doğru tüketiciye de bu aynı şekilde yansır. Dolayısıyla et fiyatlarında da bu bir miktar düşüşe yol açar" dedi.
1 Kasım 2011 Salı
Çalıştıkça emekli aylıkları neden düşüyor?
Çalışma hayatının yazarı olarak hemen her konuda sorular alıyorum. Ancak bir konu var ki daha önce bu köşede cevapladığım halde, düzenli olarak gelmeye devam ediyor.
Soru şu: "Çalışmaya devam ettikçe ileride bağlanacak emekli aylığımız düşüyor mu, düşüyorsa neden?" Soru çok basit ve mantıklı ama cevabı bu kadar basit ve mantıklı değil.
Normal bir sosyal güvenlik sisteminde, sigortalılar ne kadar fazla çalışır ve ne kadar fazla prim öderlerse, bağlanacak aylıkları da o kadar yüksek olur. Yani basit bir 'ne kadar ekmek, o kadar köfte' mantığı geçerlidir. Ancak ülkemizde, 2008/Ekim itibariyle yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformu sonrasında bu mantık -bazı çalışanlar için- tersine dönmüş durumda. Buna göre en az 8 milyon SSK ve Bağ-Kur sigortalısının aylığı, çalışmaya devam ettikçe düşüyor. Pek çoğunuza absürt gelecek bu durumu biraz açalım.
Soru şu: "Çalışmaya devam ettikçe ileride bağlanacak emekli aylığımız düşüyor mu, düşüyorsa neden?" Soru çok basit ve mantıklı ama cevabı bu kadar basit ve mantıklı değil.
Normal bir sosyal güvenlik sisteminde, sigortalılar ne kadar fazla çalışır ve ne kadar fazla prim öderlerse, bağlanacak aylıkları da o kadar yüksek olur. Yani basit bir 'ne kadar ekmek, o kadar köfte' mantığı geçerlidir. Ancak ülkemizde, 2008/Ekim itibariyle yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformu sonrasında bu mantık -bazı çalışanlar için- tersine dönmüş durumda. Buna göre en az 8 milyon SSK ve Bağ-Kur sigortalısının aylığı, çalışmaya devam ettikçe düşüyor. Pek çoğunuza absürt gelecek bu durumu biraz açalım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)